Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Eklenti Kur
Radyo Radyo


Basın Bülteni Basın Bülteni


Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@yukaricayli.net
MEKKE
CANLI YAYIN

MEDİNE
CANLI YAYIN




E-Devlet E-Devlet

KÖYÜMÜZÜN BÜYÜKBAŞ HAYVANLARINI OTLATIRKEN YAŞANMIŞ BİR HİKAYE..

11 Haziran 2009, Perşembe
  Bir zamanlar köyümüzün sığırlarını  yaylaya sıra  ile nöbetle gütmeye giderdik.  Her haneden kaçtane  sığır olursa olsun  sırayla bir gün sığır güderlerdi. Sayıya bakılmazdı, sığır gütmek bir şey değil, dağlarda ekinler olduğu için ziyana girerler, yaylada başçavuş ali ve sarıcakayalılarla hergün kavga. Onlar sığırları yaylaya çıkarmıyacağız diye uğraşırken bizim kilerde onlarla hergün kavga ediyorlardı. Köyde gençler akşam kahvede bunun tartışmasını yapıyorlar. Bir akşam yine böyle tartışma yapılırken gençler kendi aralarında diyorlarki biz  Beygirleri gütmeyeceğiz, onlara ayrı sırtmac tutsunlar. Delikanlılar böyle bir karar alarak odaya geliyorlar ve yaşlılara kararlarını açıklıyorlar olmaz falan deselerde sonunda işi tongaya getiriyorlar ve Berduş Mustafa ile Hüseyin dayımı sırtmaç tutuyorlar, fakat hersene kasım ayına kadar tutulan sırtmac bu sene harmana kadar tutuluyor. Mustafa dayı yozların başıda kalıyor, Hüseyin dayım sağılır hayvanları köye getiriyor. İki tane delikanlı akşama kadar ardıçların gölgesinde yatıyorlar, gölge netarafa dönerse onlarda otarafa dönerek uyuyorlar. Sığırlar akşama kadar Başçavuş Alinin ekinlerinde, adam durmadan sığırları kovuyor fakat canına tak demiş. Bir gün bunlar akşam olunca sığırları toplamak için kalkıyorlar Berduş, Hüseyin dayıma sen avdandan tarafa git oradaki sığırları topla diyor dayım gidiyor sığırları toplayıp gelirken bir bakıyorki  bir ardıcın etrefında yıldırım gibi  Başçavuş Ali önde arkasında Berduş onun arkasında Başçavuş Alinin karısı ağacı tavaf ediyorlar. Kadın taş atıyor Berduş Aliyi kovalıyor en sonunda yakalayıp güzelce bir dövüyor. Dayım gelip bunları ayırıyor noldu diye sorunca sana küfretti diyor. Neyse Berduşu oradan alıp yatağa iniyorlar, ertesi sabah Alinin oğlu davarla söğütlü pınara kadar geliyor  Mustafa  diyor bizimkiler size dün kötü davranmışlar siz onların kusuruna bakmayın
alın şu peyniride sizin katığınız yoktur diyor, Berduş dayım diyorki bunları hem döveceksin hemde peynirini yiyeceksin bak dövmeseydik şimdi bizi buralara sokmazlardı diyor.
 
  Nardın Sığırı hakkında atalamırızda bir söz söylemişler: Nardın sığırı gibi yoldan gelip yoldan gitme.
  Bu söz nereden nasıl çıkmış onuda kısaca anlatayım. Köyümüzün büyükbaş hayvanları otlamak için hergün 3-4 km yol gitmesi gerekiyor, yayla yolumuz bahçelerin içinden geçtiği için hayvanlar bir tutam ot yemeden yaylaya varıyorlar. Hayvanlarda zamanla yolu öğrendikleri için yoldan hiç sapmadan köyden yaylaya, yayladan köye gelip gidiyor. Atalarımızda buna istinaden Nardın sığırı gibi yoldan gelip yoldan gitme demişler.
 
  Ya geldik bir hikayenin daha sonuna  başka bir hikayede buluşmak üzere ..
 
 
 
ZİYATTİN ÜNAL
YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,0156


Tam Ekran








Download Silverlight Plug-in